ZEYTİNİN TARİHÇESİ

Doğu Akdeniz’de doğal varlığını binlerce yıldır sürdüren Olea Europea Oleaster ağacı 6000 yıl önce Asia Minor bölgesinde, muhtemelen Iran, Suriye, Filistin ve Anadolu topraklarında ehlileştirilmiştir. Zeytin ağacı ve zeytin, denizcilik yolu ile İ.Ö. 3000 yıllarında Kıbrıs ve Girit’e, İ.Ö. 2000’lerde Ege adaları ve kıyılarına, İ.Ö. 1000’li yıllarda da İtalya’ya ulaşmıştır.  Aslen bir Akdeniz bitkisi olan zeytin 16.yy’da Hıristiyan misyonerler tarafından Meksika, Arjantin, Peru ve Şili’ye götürülmüş, 18.yy’da da Kuzey Amerika’da zeytinlikler kurulmaya başlanmıştır. Bugün Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Afrika ve hatta Çin’de zeytinciliğe büyük ilgi gösterilmektedir.

İnsanlar deliceleri aşılayarak, denizler ötesi başka toprakları bu ağaçla tanıştırarak, yeni üretim teknikleri geliştirerek, bilgilerini nesilden nesile aktararak binlerce yıllık olağanüstü bir serüveni paylaşmışlardır.

Mısır müzesinde bulunan İÖ 3000 yılından kalma bir kabartma, zeytinle ilgili bilinen en eski görsel malzemedir. Girit’te yaklaşık İÖ 1600’lerden kalma birçok vazoda, duvar kabartmalarında zeytin ağacı, zeytin yaprağı ve yıldız biçimindeki zeytin çiçeği figürlerini görebiliriz.
İslamiyet’te zeytin ağacının kökeni Âdem’in yeryüzüne indiği günlere dek götürülür. Kısas-ı Enbiya’da anlatıldığı gibi, Âdem kendi teninde ağrı duydu ve Tanrı’ya yakındı. Bunun üzerine Cebrail zeytin ağacı indirdi ve buyurdu: ‘’Bunun yemişini ye ve sık ki, bunu içinde bütün ağrılara şifa vardır.’’
Efsaneye göre Atina kentinin koruyuculuğu için Olympos Tanrıları kendi aralarında anlaşamayınca hakemlik Tanrılar Tanrısı Zeus’a düşmüş. Zeus insanlığa en faydalı hediyeyi getirenin adını bu kente vereceğine ve bu yeni kentin koruyucu Tanrısı yapacağına söz vermiş. Denizler Tanrısı Poseidon üç çatallı mızrağını toprağa saplayınca heybetli bir at ortaya çıkmış. Ardından Zeus’un öz kızı, Bilgelik tanrıçası Athena mızrağını toprağa batırınca bir zeytin ağacı yeşermiş. Gümüşi yaprakları güneşte ışıldayan zeytin ağacını gören Zeus kentin sahipliğini tereddütsüz Athena’ya bırakmış.

Bu ağacın filizlerinden üretilen oniki zeytin fidanı Atina’da Akademi’nin bahçesine dikilmiş ve bu ağaçlardan Athena’nın kutsal zeytin ağaçları yetiştirilmiştir. Herodotos’un söylediğine göre moriae diye bilinen bu kutsal zeytin ağaçları özel yasalarla korunurdu. Öyle ki bu ağaçların tek bir dalını izinsiz koparmak bile ölümle cezalandırılırdı. Kutsal zeytin ağaçlarının dallarından örülen taçlar her dört senede bir, Tanrıça Athena’nın doğum günlerinde yapılan Panathinakos oyunlarında kazananların başına ödül olarak takılırdı ve bu atletlere Tanrıca Athena’nın ağaçlarından toplanan zeytinlerden sıkılan zeytinyağı ile doldurulmuş amforalar verilirdi.

Eski çağlarda Artemis kültünün en önemli merkezi olan Efesliler, Apollon ile Artemis’in altında doğdukları zeytin ağacının kendi şehirlerinde olduğunu iddia ederlerdi.
Zeytinciliği insanoğluna öğreten Aristaeus’tur. Deliceleri aşılayıp ıslah etmeyi, toprağı sürmeyi, zeytin tanelerini hasat etmeyi öğreten ve ilk yağ preslerini de icat edendir.
Romalılar için de zeytin ağacı önemli bir yere sahiptir. Tanrı soyundan gelip Roma’yı kurduğuna inanılan Romus ve Romulus kardeşlerin de zeytin ağacının altında doğduğuna inanılır.
Kuran-ı Kerim’in Tin Suresinde de ‘’and olsun incire ve zeytine’’ denilerek, zeytin ağacı üzerine yemin ederek onurlandırılır.

1400 yıl önce İslam dini Peygamberi Hz.Muhammed inananlarına vücutlarına zeytinyağı sürmelerini tavsiye etmişti ve kendisi de başına sürerdi. Zeytinyağı kullanımı birçok dinde ve kültürde karşımıza çıkar. Özel seremonilerde ve genel sağlık amaçlı kullanılagelmiştir. Hıristiyan Kilisesi’nde vaftiz sırasında yağlama için kullanılan kutsal yağ zeytinyağıdır. Christmas ayininde, Papaz tarafından kutsanan zeytinyağı kullanılır. Yunan ve Yahudi tanrılarının kutsanması da zeytinyağı ile olmuştur. Birçok kültürde ölüler de zeytinyağı ile yağlanır.

[cs_element_section_id=”60″ ][cs_element_row_id=”61″ ][cs_element_column_id=”62″ ]

Türkiye’de Zeytin

6.yy’ın zeytin merkezi Klazomenai Ege bölgesindedir. İlk zeytin ticaretinin kalıntıları İzmir’in Urla ilçesinde bulunmuştur. Önemli arkeolojik çalışmalar zeytinin tarihine yeni bilgiler kazandırmıştır. Mut’ta bulunan 1300 yaşındaki zeytin ağacı ve İzmir’deki zeytinyağı işlikleri gibi. Ya da Zeus’un Iliada’da Küçükkuyu hakkındaki sözleri: ‘’Ege’nin mavisi ve Ida’nın yeşili arasında bir yer var, lezzetli zeytin çeşitleri ile güçlü kekik kokusunun olduğu bir atmosferde hiç bu kadar güzel bir kahvaltı yapmamıştım. O yerin adı GARGARA.’’
Erythrai (Ildırı) Çeşme’de: MÖ 6.yy’daki en önemli zeytinyağı ihraç merkezi olan antik kent.
Urla: 6.yy’dan kalma zeytinyağı işliği ve MÖ 2000-3000 yıllarına ait zeytin depolama tesisi
İzmir: İliada Destanı’nda MÖ 1199’da Homeros’un zeytin ağaçlarının gölgesinde hikayelerini okuduğu ve arkadaşlarını yemekte ağırladığı şehir.
Miletos: Thales meteorolojik çalışmaları ile bir sonraki yılın zeytin rekoltesini tahmin ediyordu.
Kaş Uluburun batığında bazı zeytin kalıntıları bulundu.
Mut’ta 1300 yaşında ve halen hayatta olan zeytin ağacı vardır.
Hatay: Zeytinin anavatanı. Türkiye’deki en eski ikinci zeytin ağacı buradadır, gövde çapı 110cm’dir.
Ağrı: Nuh’un gemisine zeytin dalları götüren takalar yıllarca barışın simgesi olmuştur.
Antalya: 2017 yılında arkeologlar, Antalya’da bugüne kadar Anadolu’da bilinen en eski 2000 yıllık zeytin presinin olduğu ve bir kadın tarafından işletilen zeytinyağı tesisini bulmuşlardır.

[/cs_element_column][/cs_element_row][cs_element_row_id=”69″ ][cs_element_column_id=”70″ ][/cs_element_column][/cs_element_row][cs_element_row_id=”77″ ][cs_element_column_id=”78″ ]

Kaynakça:
1. Zeytin Kitabı; Mahmut Boynudelik, Zerrin İren Boynudelik
2. https://www.oliveoilsource.com/page/history-olive
3. https://www.oliveoiltimes.com/olive-oil-basics/archaeologists-find-ancient-olive-press/56129
4. http://www.olivetolive.com

[/cs_element_column][/cs_element_row][/cs_element_section]